Tanrinin Hiristiyan Kiliseleri

[053]

 

 

 

ISLAMI VE IBRANI TAKVIMLERIN

KARSILASTIRILMASI [053]

(Baskı 1.0 20030526-20030526)

 

İslami Takvim yüzyıllardan beri işlevsizdir ki bu işlevsizliğin başlangıcı için Peygamber’in ölümünden çok uzağa gitmeye gerek yoktur.Yönetici ve din adamlarının surelerin garip şekillerde tefsir etmelerine kadar uzanan reformlara yönelik çeşitli girişimlere rağmen tüm bu reform ve restorasyon amaçlı girişimler hayal kırıklığıyla sonuçlanmatadır.Soru ve gerçek cevap nedir?Neden Musevilik ve İslam bu kadar hatalı ve bu kadar farklıdır?Cevap gerçek İncil Takviminin her iki din tarafından nasıl çarptırıldığını anlamakla ortaya çıkar çözüm basittir.

 

 

Christian Churches of God

PO Box 369,  WODEN  ACT 2606,  AUSTRALIA

 

E-mail: secretary@ccg.org

 

(Copyright  ã 2003 Wade Cox)

(Tr. 2003 by Nilgun Sirin)

 

Bu yazı yayımcının adı,adresi ve yayın hakkı masfuz kalmak şartı ve adı belirtilerek kopyalana bilir ve dağıtabilir. Ücret karşılığında satılamaz ve dağıtılamaz.  Kısaltmalar basım hakkını ihlal etmeden kullanılabilinirler.

 

 

Bu yazı aşağıdaki web adresinden alınabilinir:

 

http://www.logon.org and http://www.ccg.org

 

 

 

 

Islami ve Ibrani Takvimlerin Karsilastirilmasi [053]

 


Musevilik, İslam ve Hıristiyanlık

İncil takvimlendirme konusunda ana dinlerden ne Musevilik ne hıristiyanlık ne de İslam tarafından izlenen oldukça kesin ve açık kurallar ortaya koyar.

 

Tanrı’nın Takvimi yazısında [156] sonradan da geçerli takvim olan doğudaki Pagan takviminin ekinoksa bağlı olarak baharda ya da bir başka deyişle Abib ayında başlayan Kusal Takvimden nasıl farklılaştığı da açıklanır.Musevilik Tanrı’nın talimatlarına ters düşerek ancak İslami Takvim’in tam anlamıyla akıntıya bırakılmamasından önceki islam üzerinde orijinal Pagan etkileri ile uyumlu bir şekilde 7.ayla başlayan takvim ile pagan geleneklerini izler.

 

İslami Takvim, Tanrı tarafından Musa’ya verilen ve tapınakta uygulanan orijinal kutsal sistemden farklıydı.Günümüzde İslami kutsal gün ve aylar ve İncil tatilleri önemli derecede farklı zamanlara düşer.İslami Takvimin 354 veya 355 günü her güneş yılının 10 veya 12 gün gerisine düşer.Bununla beraber İslam’ın başlangıcında Peygamber Muhammed ve yandaşlarının kutsal aylrı İncil Takvimini izleen İncil günleriyle aynı zamandaydı.

Sayfa 83 te Yeni Ahid’in Musevi Geçmişi Üzerine Çalışmalar,M.De Jonge,J. Van Goudouver, kitap der ki:

 

“ İslami ve Yahudi (Hıristiyan) Takviminin karşılaştırılmasında başlangıç noktası Muharrem Ayı’nın 10.günü olan göreceli oruç günü Aşure dir ki bu gün Kefaret Günü’nün İslmi devamıdır.(Kaynak:İslam’ın Kısa Aniklopedisi) Eğer Muharrem  Tısri’nin karşılığı ise, o zaman Ramazan da Yahudi ayı olarak Yahudilerin ziyafet haftalarının olduğu ay olan Sivan’ın karşılığıdır.İslami gelenek, Muhammed’e Kuran’ın indiği gece olan ‘Layla el Kadr’(Kadir Gecesi)diye adlandırılan gecenin Ramazan ayının gecelerinden birine denk geldiğini ortaya koyar.Burada Muhamed’in Kuran’ı alması ile Mus’nın Torah’ı alması arasında paralellik bulunmakta.(G.Widengren-Apostel Ve Göklerin Kitabı’nın inmesi’ndeki dipnottaki Referans,Uppsala Universitesi)

 

İslami Takvim’de ilk ayın Muharrem ayı olması, eski Museviliğin geçerli Tekviminde Tışri’de ki ilk aydır.Roş Haşana gibi Yenı Yıl Museviliğe 3,yüzyılda girmiştir.Böylece Musevi aristokrasisinin Ortadoğu’daki etkisi İslam’dan önceki araplarca sda benimsenmiş ve heriki tarafın üzerinde pagan ve mistik etkiler yine her iki ulus üzerinde 7.ayın resmi olarak yeni-yıl olarak kabul edilmesine neden olmuştur.Muharrem Ayı özellikle Tanrı’nın Takvimi’nin ve Kutsal yıl’ın 7.ayı ve İncil de kutsal ay olması nedeniyle İslam’da da kutsal aydır.Yazınsal olarak Tanrı harrem’in Evi’nin Ayı anlamındadır Muharrem ayı.Böylece İslam İncil’in safhına geçti fakat resmi bir takvimi kullanan Musevi uygulamalarla yozlaştırıldı.

 

Musevi Takvimi İslami zaman 632 CE de kendini İncil sisteminden ayırıp 358 CE de Rabbi Hillel II’nin Babili’nin oluşturduğu hatalı sistemi izledi.Böylece Tışri ile başlayan takvim aynı zamanda eski Babil ve Pagan sistemine de dayandırılmıştır.

 

Medine’deki Yahudilerin Kefaret Günü’ne karşın İslam’da da Aşure Günü oluşturuldu.(Tışri’nin 10.Günü) Böylece Muharrem’in 10. günü açıkça 7.ayın ya da Tışri’nin 10.günü üzerine oluşmuştur.Hicri ve Yahudi takvimleri İslam’ın ilk zamanlarındaki şekliyle aşağıdaki gibidir.

 

 

Yahudi Takvimi

....zamana düşer

İslami Ay

Tışri

Eylül / Ekim

Muharrem

(Resmi Yahudi Yeni Yılı ile başlayan)

Heşvan

Ekim / Kasım

El Safer

Şislev

Kasım / Aralık

Rabbi’l Evvel

Tevet

Aralık / Ocak

Rabbi’l Tani

Şevat

Ocak / Şubat

Cemadil Evvel

Adar

Şubat / Mart

Cemadil Tani

Nisan / Abib

Mart / Nisan

Recep

(Dini / Kutsal İbrani Yılı ile başlar )

Zif / I’yar

Nisan / Mayıs

Şaban

Sivan

Mayıs / Haziran

Ramazan

Tammuz

Haziran / Temmuz

Şeval

Av / Ab

Temmuz / Ağustos

Dul Kada

Elul

Ağustos / Eylül

Dul Hicca

 

Muharrem (Tapınma Evi) bizim Trampet Günü,Kefaret Günü(Yom Kippur),Tabernakül Bayramı  ve Son Büyük Gün’ümüzün yeraldığı Tışri  ile senkronize olarak kutsal bir aydır.

 

Recep Ayı bizim Pesah Bayramımızın,Mayasız Ekmek ( Hag-Ha Ma’atzos)Günümüzün de yeraldığı Nisan Ayı ile senkronizeydi.

 

Ramazan Ayı Torah ve Kuran’ın çoğunluğunun indiği zaman olan İyar ve Sivan ile senkronizedir. Bu dönemde Müslümanlar oruç tutup tapınırlar,Yahudiler ise Sivan’ı 6 sabit günle yozlaştırdıkları Omer’den Şavot’a( Pentekost) kadar.Tanrı’nın gerçek hıristiyan kiliseleri bu periodları günümüzde “Pazar” olarak adlandırdığımız haftanın ilk günü olan eski Tapınak Sistemi’nin doğru günündeki Pentekost’u gözlemler.

 

Yahudi yolu’nun hesaplanması , ertelemelere karar veren 4 set kuralla karmaşıklaşır.Bu kurallar “ Takvim ve Ay:Festivallerin Ertelenmesi [195]” de açıklanır.Erteleme sistemi Tapınak Dönemi’nden  sonra oldukça iyi bir şekilde oluşturuldu ve kuralların artık Eski Tapınak Takvimi ile hiçbir ortak yanı yoktur.

 

Her 19 yılda 7 kez görünen İnterküler Ay’ın(güneş yılına ilave edilen ay) hesaplanması için yöntem  oldukça açıktır.Sistem binlerce yıldır hiçbir zorluk olmadan kullanılmaktadır fakat bir sebeple araplar hata veya ihmalkarlık yüzünden bu sistemi terkettiler.Belki de kendilerini geç ve yanlış bildikleri Hillel Sistemi’nden uzakta tutmalarındandır.Belki de İslamın kurulmasından sonraki yıllarda birçok kez interküler ayı düşürmeyi daha elverişli bulan Araplar için bu durum oldukça kafa karıştırıcıydı. Her iki takvimin oluşma aşaması böylece birbirinden uzaklaştı.

 

Rabbi Evvel ( İlk Bahar) ve Rabbi Tani ( İkinci Bahar) gibi aylar , İsrail’de Arpa Hasatı ve İncil’in ilk ayı olan Abib Ayı veya Bahar ve İslam ‘da da bahar olan Recep ayına ters düşerek,Ortadoğu’daki Tahıl ürünlerinin büyümesine dair belirgin bir bahar mevsimini işaret eder.Bu aylar yıllar boyunca dönüşümlü olarak işleyemez , heryıl 10 gün geriye düşer.İslam böylece bu ayların 10 gün kayma ile işlemesine izin verir ve sadece her 33 yılda  bir kez aynı güne denk gelir.

 

Böylece yukarıdaki bilgiler ve tablolardan görebileceğimiz gibi İsrail’in ve İsmail’in çocukları İslam’ın ilk başlarında aynı veya benzer günlerde kutsal günleri gözemlemişlerdir.Aynı zamanda da Tanrı’nın Hırıstiyan Kiliselerinin yazılarında gösterildiği gibi Peygamber Muhammed ve ilk Halife Sabat’ı korudu.

 

Böylece İslam ve Tanrı’nın kiliseleri bir iman konusu olarak gerçek takvimi korudular.Kilise’de bu konudaki bozulmalar,Incil periodunda hesaplandığı gibi kavuşum üzerine hesaplanması yerine hilal baz alınarak ayın başlaması üzerine bağlı olan Yahudi Mistisizm ve Paganizm etkisiye başladı.Böylece Musevilik ve İslam’ın her ikisi de inançtan ayrılıp pagan idollerine tapmaya başlayarak sistemlerini tapınma ve mistisizm üzerine oluşturdular.

 

Bununla beraber İslami web siteler sık sık Kuran’ın 9.Bölümü’e dikkat çekerek sadece 12 ayın olduğunu belirtir.Bu aslında, Hillel II zamanında 358 CE de Museviliğe tanıştırılan Erteleme sistemi nin yalanlanmasına referanstır.

 

Bu aynı zamanda takvimin İbrani Takviminden ayrı görünmesi gerektiği konusundaki ilk girişimdir.Aslında, İbraniler , Kilise ve Peygamber’in zamanındaki iljk İslam dünyasının uyguladığı Tanrı’nın Gerçek Takviminden  ayrılmasından bahseden hadis bu surenin bu ayrılış noktasından başlayarak oluşturlmuştur. Aslında Ahlak ve din ansiklopedisi (ERE)(Hastings Basımı) Vol:3 Kısım “ Takvim”(Müslüman) sayfa 126 der ki:Müslüman Takvimi Peygamber’in Mekkeye son hicret zamanı (Hicret El-Veda 631 CE) 10 AH yılına kadar oluşturulmamıştı.Peygamberin Hutbesi aşağıdaki sureyi içeren özü yılın 12 ay içerdiğiydir.Bu yönüyle demektirki inrekülasyon(takvime ay ya da gün ekleme)absürd ve gereksizdir.Nuh, İbrahim, Musa ve Peygamber’den beri bu bu şekilde olmamıştı.O zaman Peygamber neden böyle bir takvim buyurmaktadır?Ve neden iki ay (İlk bahar ve İkinci Bahar) olarak adlandırmaktadır?Eğer böyle bir ayrımı imkansız kılan takvimin başıboş bir şekilde dönüşümlü olarak işlemesi niyetiydiyse.O bir idiot değildi ve kendisinin de izlediği binyıllık varlığı olan takvimin varlığına karşı konuşmıyordu.Modern İslam ve Hadis O’nu kelimenin tam anlamıyla aptal konumuna getiriyor ve kendileri kış aylarını,sonbahar ve yaz aylarını hiç bir anlam taşımayan bahar ayları olarak tanımlıyorlardı.

 

Yahudiler kendileri interküler ayı 12.ayın adıyla belirtiyorlardı ve bu ay ikinci 12.aydı. “ We Adar” veya “ And Adar” Bu düzenleme gerçek islam tarafından 1000 yıl sürdürüldü.Tanrı ile yaptıkları akitti, atalarından mirastı.

 

Peygamber’in ölümüyle de hatalı takvim oluşturuldu.

 

Et Tevbe Suresi 9:36 ve 37 Ayetlerinin farklı bir tercümesinde:Surenin kendi kelimelerine göre ertelemelerle Yahudi sistemiyle gerçek takvimin manupulasyonuna özellikle katılır.

(Et Tevbe 9:36) Allah katında ayların sayısı gökleri ve yerlerı yarattığı günden beri onikidir.Bunlardan dördü kutsaldır.Bu doğru dindir.İşte o aylarda kendinize yanlış yapmayın ve onların sizlerle topluca savaştığı gibi siz de  bütün müşriklerle topluca savaşın.Ve bilin ki Allah sakınanlarla (O’na karşı görevini yerine getirenlerle)beraberdir.

 

(Et Tevbe 9:37) Ertelemek( Kutsal bir ayı) inanmayanların aşırıya kaçmalarıdır. Onlar onu bir sene helal,diğer sene haram sayarlar,şunun içindir ki :Allah’ın  harm kıldığı ayların sayısına uygun kılsınlar da;Allah’ın haram kıldığını helal saysınlar.Onlara kötü işleri hoş görünmüştür.Allah inanmayanlara hidayet etmez.

 

(Et Tevbe 9:36)Yerleri ve gökleri yarattığından beri Tanrı’nın yanında ayların sayısı kesinlikle 12 dir;Bunlardan dördü kutsaldır;Bu gerçek hesaptır,böylece bunları gözönünde bulundurarak kendinize haksizlık etmeyin ve onların hep beraber sizinle savaştığı gibi siz de çok tanrılılarla hep beraber savaşın ve bilin ki Allah savunanlarla (kötüye karşı) beraberdir.

 

(Et Tevbe 9:37) Erteleme (Kutsal Ayın) inanmayanların bununla sapkın kaldıkları inançsızlık doğrultusunda bir ilavedir ki bunlar bir yıl haram kıldıklarını diğer yıl helal kılıyorlar,Tanrı’nın kutsal yptıkları ayın sayısına katılsalar da.Ve böylece Tanrı’nın kutsal yaptığını ihlal ediyorlar;Onlara yaptıkları kötülükler doğru görünüyor ve Tanrı inanmayan insanlara rehberlik yapmaz.

 

Burada saldırılan ertelemelerdir, yılın interküler ayının kararı gerekliliği gerçeği değildir.İşte burada böylece hataya düşen ve kötü kişiler  tarafından delaletle İslam imanı yoldan çıkarılmıştır.Hatta ERE alimleri bile surenin içeriğini tümüyle yanlış bir şekilde tesfir etmişlerdir.Surenin ifadesine rağmen;belki de İbrani Propagandası durumuna düşmemek için Musevi Tapınağı’na ve onun takvimine yönelten ertelemeleri kapsama almazlar.

 

Hicri (İslami)Takvimin Tarihi

Peygamber takvimde hiçbir değişiklik yapmadı ve İncil takvimini izledi kendi zamanında.Bu takvim aynı zamanda 344 CE de Babil Rabbi’sinin tavsiyelerini adapte ederek hesaplama yöntemlerini değiştiren Yahudiler tarafından da kullanıldı.Doğudaki Kilise bununla beraber kavuşumları da kullandı ve Ay/ Güneş Takvimini yüzyıllardan beri yaptıkları gibi izlediler.Peygamber’in ailesi Sabath’a uygun olan Hıristiyan takvimini kullandı.Sadece ay döngüsüne dayanan İslami Takvim,Peygamberin yakın bir arkadaşı ve ikinci halife olan Omer Ibn El Katip (586-644 CE )tarafından 638 CE de iddialı bir şekilde tanıştırıldı. Zamanın kullanılan günlendirme sistemlerinin çeşitli çelişkilerini mantıksal bir düzene sokma niyetiyle yaptı bu işleri.

 

Çelişki Yahudiler ve Hıristiyanlar arasındaydı.Ömer muhtemelen Musevilikle algılanan bağları ayırmak istedi ve sonuç olarak kutsal olmayan bir yığını ortaya çıkardı.Ömer danışmanlarıyla yeni müslüman kronolojisinin başlangıç tarihi konusunda görüştü.En sonunda İslam için en kesin referans noktasının Hicret olduğu konusunda karar verildi.Takvimin başlangıcı için gerçek başlama tarihi “Epoch-Devir”olarak(geriye doğru sayılan katışıksız bir ay yılına dayanarak)ilk ayın ilk günü “Muharrem Ayı’nın 1’i )Hicri Yıl’ın başı alındı.İslami(Hicri) Takvim müslüman çağında, düşen günleriyle batı dillerinde genellikle AH olarak kısaltılır ki bu kısaltmanın açılımı Hicret Yılı anlamında olup “Anno Hejirae” dir.Muharrem AH 1’i Jülyen Takviminin Temmuz 16,322 CE  Cuma’sının karşılığıdır. Bu tarih aslında 7.ayın ilk günü olan İncil’de de geçen Trampet Kutsal Günü’dür.Fakat muhtemelen Pagan ve sonraları da Yahudi Roş Haşana İslam’ı ilk dönemlerinde açıkça etkileyen Yeni Yıl kavramı olmuştur.

 

Eylül 622 CE de Peygamber Muhammed’in Mekke’den Medine’ye göçü ile başlayan Hicret ilk İslam döneminin en temel olayıdır.İslam ve Dünya tarihinde dönüm noktası olan ilk müslüman şehrin kurulmasına yol açtı.

 

Müslümanlara göre ilk Hicri Takvim yalnızca Siyam (Oruç),Hac(Mekke’ye Ziyaret) vs... gibi dini olayların hesaplanması ve tarihlendirilmesi değildir.Ancak Hicri Takvim daha bir derin dini ve tarihi önem taşır.

 

Muhammed İlyas (İlyas 84) Nadvi’nin yazdıklarından alıntılar yapmıştır.Nadvi:

 

“(15.yy.ın gelişi)Aslında İslami çağın ne İslamı zaferlerin ne peygamberin doğum veya ölümü ne de vahiylerin gelmesi ile başlamadığı konusunda uzun uzadıya düşünmek gereksizdir.Aslolan 15.yy.Hicret ile ya da diğer bir deyişle hak yolunda bir fedkarlık ve vahiylerin korunmasıdır.Bu durum ilahi bir esinlenmeyle yapılan seçimdir.Tanrı insana sonsuza kadar doğru ve kötülük arasında mücadele etmeyi öğretti.İslami yıl müslümanlara heryılın İslamiyet’in zaferi ve görkeminin olmadığıdır ancak onun bir özverisidir ve onları yine aynı şeyi yapmaya hazırlar.”

 

Tarihi bir açıdan bakarak İlyas Samiyullah’tan alıntılar da yapar.Samiyullah:

 

“İslam tarihindeki tüm olaylar, özellikle Kutsl Peygamber’in yaşadığı dönem ve sonrası meydana gelenler Hicri Takvim Çağı’nda yeralır.Fakat bizim Gregoryen Takvim ile yaptığımız hesaplamalar bizleri, rehberlik eden öğretilere ve derslere gebe olan bu olay ver vakalardan uzak tutar.

....ve bu kronolojik sistem sadece üzerine titrediğimiz geleneklerimizle aynı düzlemde yılları ve gökteki ay baz alınan (lunar) ayları gösteren Hicri Takvimi adapte ederek mümkün hale gelir.”

 

İslami (Hicri )Yıl 12 (lunar) aydan oluşur.Bunlar (1) Muharrem; (2) Sefer; (3) Rabi el evvel; (4) Rabbi el tan;(5)Cumada el evvel; (6) Cumada el tani; (7) Recep; (8) Şa’ban; (9) Ramazan; (10) Şevval; (11)Tu el kidah; (12) Tu el hiccah dır.

 

Böylece sonraları İslami Takvim olarak adlandırılan sistem yasada belirtilen Tanrı’nın isteğine terstir.Bu takvim sistemi Kuran’ın emirlerine rağmen ve Tanrı’nın Yasaı’na ters düşerek 33 yıl içerisinde kaymalara neden olarak 7.ayda başlayan Yahudi ve Pagan uygulamalarını takip eder.

 

İslami Yıl’da (Hicri Yıl) en önemli tarihler Muharrem’in 1. günü ( İslam’ın YeniYılı); Recep’in 27 si(İsra ve Miraç); Ramazan’ın 1 i (Orucun ilk günü);Ramazn’ın 17 si (Kuran’ın nüzlü); Kadir gecesi (Laylatül Kadr)ni içeren Ramazan’ın son 10 günü;Şevval’in 1 I (Eyd el fitr-Fitre Yardımı); Tü el hiccah’ın 8 -10 u (Mekke’ye hac) ve Tu el Hiccah’ın 10 u (Eyd el ada) dur.

 

Hicri Takvim’in interkülasyon olmadan sadece 12 lunar aylardan oluşturulmasının kutsal emir olduğu şeklinde yanlış bir şekilde düşünülür.(İlyas 84)Kuran’ın aşağıdaki kısmının yanlış anlaşılmasına dayanır bu durum. (A.Yusuf Ali Tefsiri)

Sana yeni ayları sorarlar.

Onlara de ki: Onlar

İnsanlar ve Hac için

Belirlenmiş zaman periodlarını

İşaret eder.(II:189)

 

Allah’ın görüşünde (Bir yılda)

Ayların sayısı 12 dir,

Gökleri ve Yerleri yarattığından beri;

Bunlardan dördü kutsaldır;

Doğru olan kullanım budur.

Bu yüzden kendinize yanlış yapmayın.

Bu konuda Paganlarla savaşın.(IX:36)

 

Aslında (Haram bir ayın)

Yerdeğiştirilme(si)

İnançzılığa bir ilavedir;

Böylece inanmayanlar

Hataya düşerler:

Bir yıl helal kıldıklarını

Diğer yıl haram kıldıklarından.

Tanrı tarafından haram kılınan ayları

Helal kılarlar.

Yaptıkları kötülük onlara

Hoş görünür.

Fakat Allah

İmanı reddedenlere

Rehberlik etmez.(9:37)

 

Gözlemlediğimiz gibi,Hadis’in İslami Takvimi saf bir lunatik baza dayanır ki bu durum güneş veya güneş-lunar sistemine ters düşer.Müslüman(Hicri)Yıl 11 gün kadar Gregoryen Yıl’ından kısadır ve Hicri Yıl’ın ayları kökü güneş sistemine dayanan mevsimler üzerine oluşturulmaz.Bu demektir ki aynı Hicri Ay’a düşen, müslümanların önemli kutsal bayramları farklı mevsimlere denk gelebilir.Örneğin Hac ve Ramazan kışa denk geldiği gibi yaza da denk gelebilir.Lunar Ayların tam bir dönüş yapmaları ve aynı mevsime denk gelmeleri 33 yıllık bir döngü ile gerçekleşir.

 

Modern İslam’da dini nedenlerle Hicri Ay’ın başlangıcı yeni ayın başlangıcına değil hilalin lokal mevkide görünmesine göre tanımlanır.

 

Konuya Fıkıh açısından bakıldığında biri hilalin lokal bir mevkide insan görüşüne (İktilaf el matal) göre Ramazan’da orucuna başlayabilir ya da müslüman dünyasının herhangibir yerindeki(İttihat el mata) görünüşüne göre.Bu her iki pozisyonun farkına rağmen Fıkıh pozisyonu geçerlidir.

 

Astronomik olarak, bazı veriler kesin ve katidir.(Örneğin yeni ayın DOĞUŞU diye adlandırılan zaman)Bununla beraber hilalin görünürlüğü kesin ve kati değildir ki bu çeşitli faktörlere bağlıdır genellikle de doğanın görselliğine.Bu durum da  güvenilir  İslam Takvimleri’nin oluşturulmasını zorlaştırır.(Gerçek hilalin görünürlüğü ile oluşturulması anlamında)

 

İlk ay görünürlüğünün hesaplanması konusunda astronomik kriterleri elde etme çabaları Babil Dönemi’ne kadar uzanır ki bu çabalr o çağda önemli başarılarla gerçekleştirilmiştir.Sözkonusu çabalr daha sonraları Müslüman ve diğer çeşitkli bilimadamları tarafından da geliştirilmiş ve hilalin mümkün olan ilk görüntüsünü hesaplama konusunda bir dizin kriterlerle sonuçlanmıştır.Bununla berare tüm bu kriterler bir dizi belirsizlikler de beraberinde getirmiştir.Hatta global olarak(Lokalin zıttı) hilalin görünmesi konusunda çok az çalışma yapılmaktadır.Bu çalışmalar sonuç verene kadar, hiçbir Hicri Takvim %100 güvenilir olamaz ve aslında gerçek hilalin görünümü temel mesele olarak kalır özellikle de önemli günleri belirlemede örneğin Ramazan’ın ve İki Eyd’in başlangıcı gibi  .

 

Dünya çapındaki basılı Hicri Takvimlerin farklılıkları böylece iki temel faktörle oluşur.(1)İlk görünümün global kriterinin olmaması(2)ve farklı görünüm kriterlerinin(ya da hesaplama metotları) kullanılması.Havadurumları ve gözlemcinin mevkisindeki farklılıklar aynı zamanda bazen İslami tarihlerin dünya çapındaki görünümlerindeki farklılıkların da nedenini açıklar.

 

Daha fazla bilgi edinmek isteyen okuyucular Muhammed İlyas’ın İslami Takvimin Astronomik hesaplamalarına modern bir rehber,Times & Qibla,Berita Publishing 1984 (ISBN 967-969-009-1) kitabına başvurabilirler.Kitap İslami Takvim Sistemi ile ilgili tarihi ve bilimsel gelişmeleri içerir.Aynı zamanda da global görünüm kriterine ve Lunar Gün kavramına bağlı ilginç bir evrensel İslami Takvim teklifini ortaya koyar.

 

Fakat bu Tanrı’nın emrettiğimidir ve Tanrı şaşkınlıkların yazarı mıdır? Tabiki değil!

 

Takvim Paganizm tarafından tanıştırılan hilale kadar yıllarca işlevsel olarak hesaplandı.

 

Tanrı, Abib Ayı’nı ya da diğer bir deyişle Bahar’ı ayların başlangıcı yapmamız gerektiğini emretti. Bu İslam’daki Recep ayı olan İlkbahardır.Musa ve Aaron’dan İsa ve Kilise’ye kadar her zaman kavuşuma göre hesaplanmaktaydı hilale göre değil.İslam, atalarının adetleri takip etmeye sıkı sıkıya bağımlıydı ve Tanrıça Aşirat,Aştoret ya da İshtar’ın sembolü olması nedeni ile kınadıkları hilali kullanmazlardı. Hiçbir otorite ilkbaharın her zaman bahar ayı olduğu ve ekinoksun neden olduğu ve dünya kurulduğundan beri daima bu düzenin böyle olduğu konusunda asla bir değişiklik yapamaz.İslam, kitabın kelimelerini yanlış kullanarak ve İncil yazarlarının mevsim ve hasatlarını yanlış tayin etmeleri ile Tanrı’nın Takvimi’nin dışına çıktı.Böylece Kurtuluş Planı kitabın gerçek Muhammedi’ni,İbrahim,Musa,Aaron,İsa ve Kilisesi’ni ifşa eden İslam inancını ve Tanrı’yı izlemeyi amaçlayan Araplarca tanınmaz hale gelir.Muharrem’in 1’inin Temmuz 622 CE olduğuna inanmak temelsizdir. Muhammed’in Muharrem ayının 10’unda Yahudilerin oruç tuttuğu gün olan Yom Kippur’u gözlemlediği yer Medine’dir.Yom Kippur her zaman Eylül/Ekim’de bir güne denk gelir.Böylece Muhammed müslümanlara bu Aşure gününde oruç tutmalarını ve kendilerine ıstırap vermelerini emretti.İslam’ın İncil’e dayanması ebedi bir kanundur.Bugün imamlarca düşünüldüğü gibi seçenekli bir oruç değil tam anlamıyla zorunlu bir oruç günüdür her yıl.Diğer önemli bir oruç günü Abib’in 7’sidir.(Bakınız Yanlış ve Sade olanın Kutsanması [291] Ramazan oruçları,Haftalar Bayramı, Pentekost’a haırlıklarla sonuçlanan bir dönem olup bu iki oruç gününden daha az önem taşır.

 

Ramazan’ın Yerleştirilmesi

İncil Takvimi ile eş olarak ikinci ayın yeni ayının başlangıcı Judaik(Musevi) Takvimi’nin Iyar ayıdır.Bu ay oruç ayı ile başlar.Ramazan Ayı üçüncü aya verilen isimdir ancak oruç ve adanmışlık bu ayda gerçekleştirilecek ana bir vazife olduğu anlamına gelmez.Aslolan bunların bu ay içerisinde bitirilmesidir.Iyar,aslında gerçek oruç ayı olan omer ve Buğday Hasatı olan Pentekost’ta konu edilen yasa ve Şehadet hazırlıklarının çoğunluğunu şekillendiren aydır.Bu hasat, Haftalar Bayramı ya da Eid el Fitr’deki Ramazan dönemininin sonuna denk gelen üçüncü ay daki Pentekost’ta onaylandı.Üçüncü ay ya da Ramazan ayı,Pentekost’la sonuçlanan ayın başlangıcı ve yeni aydaki orucun sonunu haber verir.Bu tüm dünyanın gözardı ettiği gerçek Ramazan’dır.Aynı zamanda da , Kutsal Ruh’un yenilendiği Pentekost’a kadar devam eden destelere ayrılarak demetlenmiş hasat sunumu zamanından sonra devam eden Ömer’in de olduğu zaman dilimidir.Bu durum Kuran (Sure 2:185) ve Torah vahiylerinde belirtilir ve böylece bu zaman dilimi Tanrı’nın Takvimi’nde en önemli dönemlerden biri olarak görülür.Bu ayın son 7-10 gün arası özellikle geceleri İslam’da çok önemli olup “Laylatül Kadr” (Kadir Gecesi) olarak adlandırılır.Bu, Yapılan İşler I de belirtildiği gibi son 10 gün olarak bilinen, Yapılan İşler II de de belirtilen  Havariler Kutsal Ruh’u almadan önce dualarla geçirdikleri Kudüs’te kaldıkları zamandır.

 

Ramazan Orucu İbrani ayı “Iyar”(Parlaklık) ve Haftalar Bayramı ya da Pentekost’a kadar olan dönemlerini kapsar.Ramazan genellikle Sabath’ta başlayan Pentekost’tan önce biter.Eyd el Fitr, Pentekost Bayramıyla eş giden perioddur.Yahudiler bunu dağılımdan sonraki müzakereler sonucu olarak Sivan’ın 6 sına sabitlediler.Böylece bu hafta Sivan’ın 6’sına kadar olan haftayı  “Eyd El Fitr”olarak adlandırmak yerindedir.Hakikat Pentekost’un Sivan’ın ilk yarısındaki Pazar günü olmasıdır.Bu period, hakkıyla bayram olan olan Sivan’ın yeni ayı periodu olan Haftalar Bayramı’dır.Bu hafta Sabath’ı izleyen Pazar günü ya da diğer bir açılımla haftanın ilk günü Pentekost Bayramı kutlamalarıyla başlar.Sabath,Mayasız ekmek Bayramı’nın ortasındaki haftanın ilk gününü sunan Hasat bayramı gününden başlayarak 79.ve7.gün asıl Sabath’tır.Pentekost ise bu Hasat bayramının 50.günü olan Pazar günüdür.

 

Ramazan orucu aslında Musa’nın 40 günlük,İsa’nın da şeytan yargılanmasındaki 40 günlük orucunu temsil eder.

 

Gerçek olan, Musa isyandan sonra diğer kanunlar için 40 ünlüğüne dağa çıkmasıydı fakat tüm bu period manevi olarak Pentekost’a kadar sayılan Omer olarak yapılandırılmıştır.

 

Omer’den Pentekost’a kadar sayılan 50 gün, 50 yılın özgürlüğü ya da Penetkost’ta Kutsal Ruh’un alınmasını önemle gösterir.Fakirlere zekat verilmesinde aynı önemle aynı şeyi gösterir.Muhammed’in bu konuda söyledikleri:

 

“ Ey insanoğlu,oruç bozma sırasında bir fakiri doyuran esaret altındaki kişinin özgürlüğe mükafakatıdır.”

 

Hasat bayramı olarak sunumu ve Tanrı tarafından kabulunden sonra Omer hesabındaki 40 gün dirilen İsa’nın  havarilerine imanları gelsin diye 10 kez göründü.40 günlük period bu değişime önemi çeker.Musa geceli gündüzlü 40 gün oruç tuttular.Bir erkek çocuk doğurmuş lohusa kadın 40 gün sonra ancak arınmış olur.(Meryem) Miriam,Isa’nın annesi de bu 40 günlük perioda tabi kalmıştır.Bakınız:Arınma ve Sünnet [251].

 

Aşağıda İslam’da iyi bilinen Ramazan’ın gözlenmesi ve manevi değeri hakkında özlü alıntı bulunmakta:

 

Ramazanı diğer aylardan üstünde tutan objektif ve subjektif erdemlerini tanımlamak ancak herşeye kadir Allah ve son peygamberinin kelimelerine bakarak mümkündür.Kuran der ki:

“Ey inananlar,sizden önce tayin edildiği gibi oruç sizin için tayin edilmiştir. Savunabilesiniz diye(Kötüye Karşı)”

 

Her kim hasta veya seyahatte ise daha sonra gereken sayıdagün için oruç tutarlar.Bunu da yapamayanlar bir fakiri doyururlar.Her kim iyilik yaparsa O’nun için daha hayırlıdır ve eğer bilirseniz oruç sizin için hayırlıdır.

Kuran’ın indiği (Ramazan)Ay(ı) insanoğluna bir rehber ve bu rehberliğin kesin bir kanıtıdır;Böylece bu ayda varolan her kim varsa oruç tutacaktır ve hasta olan ya da yolculukta olanlar daha sonra tutamadığı gün sayısını sonradan tamamlamanızı ve sizin O’nun büyüklüğünü yüceltmenizi ve O’na şükretmenizi diliyor.

Oruç gecesi karılarına yanaşmanız helal kılındı.Onlar sizin siz onların elbisesinizdir;Allah kendinize ihannet ettiğinizi bildi  böylece sizi affeyledi ve sizden bu yükü aldı;Böylece onlarla kontakta olun ve allah’ın sizden istediğini arayın ve gecenin karanlığı günün aydınlığından seçilinceye kadar orucunuzu  tamamlayın,camileri sakındığınız bu süre içinde karılarınıza yanaşmayınBunlar allah’ın sınırlandırmasıdır.Sınırlara yaklaşmayın.Böylece allah kullarla iletişimini açık yapar(kötüye karşı)kendilerini savunsunlar diye.(El Bakara 187)

Oruç tutan kadın kadın ve erkekler....Allah onlar için affedicilik ve büyük bir ödül haırladı.

Hadis:

Kutsal Kuran Kutsal Peygamber’e (SA) Ramazan yında inmiştir.Bu ayda oruç zorunludur.

Oruç tutmak İslam tarafından işletilen vecip kuralladan biridir.

Şeyh Sadık, Imam Ali İbni Abi Talib yönetiminde,kutsal atalarından aldığı mirasla Kutsal Peygamberin Kutsanmış Ramazan hakkındaki  şu sözlerini içeren yazısından alıntılar yapmıştır.

Kutsal Peygamber (SA) der ki:

Ey Kadın ve Erkekler!Günahlarınızın affolacağı,Tanrı’nın bağışlayıcılığını üzerinizden esirgemediği merhameti ve diğer avntajları ile kutsal ay yakındır.Tanrı’nın gözünde Ramazan’ın günleri,geceleri ve saatleri,diğer ayların günleri,geceleri ve saatlerinden daha bir seçkin daha bir zarif ve daha bir önemlidir.O,diğer aylardan fazilet ve lütuf bakımından üstündür.Bu ayda sizler Allah’ın misafirlerisiniz,O’nun misafirğerverliğinden hoşlanırsınız ve O’nun gözdesinizdir.Herbir nefes alışınız O’na şükrünüz,herbir uykunuz O’na imanınız,herbir duanız O’nun kabulu,herbir yakarışınız O’nun onayıdır.Bu yüzden açık bir vicdan,dua ve istek ile Kutsal Kuran’ın ve duaların bu ayda istediklerini yerine getirmek ve gerekli klbi ve güveni Tanrı versin diye içtenlikle kötü ve günah düşünce ve eylemlerden kurtulun.Bu ayda merhamet ve affedicilik almayan herkim varsa bunlar gerçekten bahtsızdır ve sonsuz bir mutsuzluğa ve yoksunluğa mahkumdurlar.

Açlık ve susuzluğa maruz kaldığınızda kuraklığın ve kıtlığın acımasızlığı ve acısını yaşayarak ve hissederek hafızanıza getirinki bunlar Yargılanma Günü’nde gerçekleşecektir.

Fakirlere ve muhtaçlara hayır verin.Anne ve babanıza ve büyüklerinize saygıyla davranın.

Çocuklarınıza ve küçükleriniz sevgi duyun,nazik olun.

Komşularınıza ve akrabalarınıza gözkulak olun.

Fısıldanmaması bile gereken şeyeri ağzınıza almayın.

Gözünüzün önündeki müstehcen olana gözlerinizi kapayın.

Kulağınızın dibindeki iftiralara kulaklarınız sağır edin.

Yetimlere merhametli,nazik ve yumuşak olun,sizden sonra çocuklarınız da diğerlerinden aynı davranışları görsün diye.

Allah’a tövbekar olun ve O’nun yakınlığını arayın.

Her duadan sonra istekleinizi sıralayın O’nun merhameti ve affediciliğini uyandırmak için çünkü isteklerinizin yerine getirilmesi için en uygun zaman salat ettiğiniz zmandır ve böyle anlarda Herşeye Kadir Allah O’nu çağıran kullarına cevap verir.

Ey İnsanlar!Aslında vücut ve ruhlarınız rehin tutulur.Onlrı serbest bırakmak için Allah’ın affediciliğini arayarak mutabık kalın.Sırtınızda katlanılamayacak derecede güç bir günah yüküyle yüklüsünüz,Allah’a tapmak için , yükünüzü daha hafifletmeniz için.kendinizi yere kapatın.Çünkü dünyaların Rabbi,kudreti ve şerefi adına sözünü verdi bu ayda dua eden ve yere kapananları ateş dalgaları korkutmayacak diye.

Ey İnsanlar!Bu ayda herkim bir inançlıya sofrasını açarsa iftar vaktinde,O’nun beden ve ruhunun rehineliği bitecek ve özgürlük ile ödüllendirilecektir.

Ey İnsanlar!Bu ayda herkim ahlağını iyileştirirse “Sırat Köprüsü” nü kolaylıkla geçecektir diğerlerinin tökezleyip düşecekleri basamaklarda;Herkim çaışanlarına dinlenecek keyiflenecek zaman verirse O da hesap gününde aynı eşitlikle müsamaha görecektir;Herkim yetimlere ve akrabalara gözkulak olursa,yargılanma gününde merhametle davranılacaktır O’na;Herkim zorunlu olamyan Salat duaları ettiklerinde cehennem ateşinde dokunulmazlıkları olacak ve zorunlu salat duaları ettiklerinde iyilikleri çoğaltacaklardır büyük sıçrayışlarla;Herkim Kutsal Kuran’ın bir suresini bile okusa tüm Kuran’ı okumuş sayılacaklardır.

Ey İnsanlar!Şüphenin gölgesinin ötesinde,sonsuz mutluluğun kapıları açılır,bu yüzden Allah’a bu kapıları yüzünüze kapamaması,sonsuz lanetin serbest kalmaması için yakrın ve böylece bunları yolunuzdan ilelebet çekmesini rica edin,şeytanlar zincirlenir ve dua edin ki Allah’a onları sizi kötü yola saptırmaları için serbest bırakmasın.

Ramazan Ayı Allah için pek kıymetlidir.O tüm ayların en yücesi en saygınıdır,en temizi,en cömerti ve en merhametlisidir.Ramazan’ın gecelerinin boşo boşuna harcanmasına izin vermeyin ya da günlerinin dikkatsizce Allah’ın hatırasını içine almamazlık yapmayın ya da kaybına neden olmayın.

 

Gerçek Takvim Tanrı’nın yasalarına göre korunur, ve İslami Takvim’in farkı ortaya konulduğunda düzen ve aynı zamanda amaç açıktır.Omer Periodu,Haftalar Byramı ya da Eyd El Fitr olan Pentekost’ta Kutsal Ruh’un alınmasına yönelik hazırlıklar ve dua dizinidir.Bu bayram sistemi Tanrı’nın bayramı olan üçüncü ay sivan’ın yeni ayı ile başlar.Bu aylar gökte gözlenen ayla değil kavuşumla başlar.

 

Ramazan’ın adı bile Sivan’daki Pentekost iel gelen yazın sıcağına tfen “Isı” anlamındadır.

 

İsa 30 CE de Sabath gününün sonunda dirildi ve tahıl sunumu olarak Pazar günü sabah 9:00’da göğe yükseldi.Bu İsrail Hasatı’nın ilk meyvesi olan Ürün Sunumu için Tapınağın hizmet verdiği zamandı.

 

Pazar günkü bu yükseliş,Pentekost ile sonuçlanan Omer’de başladı.Bu hesap 50 gün sonra Sivan’da ya da diğer bir deyişle üçüncü ayda biten bir hesaplamayla oluştu.İnci bölümlerinden ve Yapılan İşler kısmından,İsa’nın Tanrı’nın tahtı ve lütfundan dönüşşünden bizim kurbanımız olarak kabul edilmesinden 40 gün sonra yeryüzünde zaman geçirdiği çıkartılır.Pentekost’ta Kutsal Ruh’un alınması için lider olarak Kilise’yi hazırlayarak 40 gün geçirdi. Bu kırk gün dönüşünün akşamında başladı ve haftanın ilk gününde bitti. Bu 30CE de Abib’in 18 iydi.Bu sırada Abib’in bitmesine 11 gün,İyar’da da 29 gün vardı.İşte tüm bu period 40 gün eder.Böylece O’nun göğe yükselişi İsrail’de Sivan,İslam’da Ramazan olan üçüncü ayının başında oldu. Ve yine böylece üçüncü ayın yeni ayının başı İsa Mesih’in son yükselişi olarak görünür.Bu durum havarilerin Pazar’dan 9 gün sonraki Pentekost’ta Kutsal Ruh’un alınması için üçüncü aydaki dönemde dua edip oruç tutmaları gerekliliğini bıraktı.

 

Bu dönem kilisenin kutlamalarını ve sonunda Pentekost’ta yasanın verilmesi kutlamalrı temellerine dayanır.Musa’nın orucu 40 gün 40 geceydi.Bununla beraber,O’nun yükümlülük dönemi sonu Musa’nın Tanrı’nın tabletleriyle dönüşüdür.O’nun 40 günlük periodu Pentekost gününe varan ikinci ay İyar ya da diğer bir deyişle Zif ya da Şaban’ın  yeni ayında başladı.bu da İslam’da Ramazan Orucu’nun temelidir.Oruç adını,Musa’nın orucundan ve İsa’nın yükseliş öncesi davranışından alır.İslam’daki oruç tam gün orucu değildi,şafaktan önce karanlık olduğu sürece yenilebilir.Tanrı’nın kilisesinin insanları tam gün oruç tutarlar bu süre içinde ve bu kişiler diğer günlerde oruç tutmazlar.Her iki uygulma da kabul edilmektedir.Dua ve adanma dönemi Mayasız Ekmek ayramı’ndan sonra gelen Omer’de biter.Hasat Bayramı’ndan itibaren sayılır fakat İsrail’de Nisan ya da Abib’in 21’inden,İslam’ın da Recep ayının 21’inden sonraki döneme kadar başlatılmaz.Musa abib’de Mayasız Ekmek Bayramı’ndan itibaren Omer’i saydı fakat yaaya göre bu gün Pentekost’ta bitecekti.Ve bu 40 gün ikinci ayın ilk günü olan İyar Ayı’nın yeni ayından itibaren sayılmaya başlanılmalıdır.O Tanrı’nın dağında değildi. O İsrail ve çeşitli kalabalıkları almak zorundaydı ki bu kalabalıklar İsa’nın denetimi ile daha sonra oluşacak seçilmiş iyileri oluşturacaktı.Ve onları Mısır’dan çıkararak Tanrı’nın ve yasa’nın dağına götürecekti.Ulus son gün çok az bir mesafe aldı ve neredeyse dağın eteğinde bir mekideydiler Sivan’ın 1’inde.Pentekost’a oldukça yakın bir zamanda öncü koruma grubu geri gruptam önce Sina’ya varacak ve hatta ana grup bir önceki kamp yerini bırakmış olacaktı.Gruplar ilerlerken Musa Sina’da olmalıydı ve tam gün oruç tutmalıydı Kızıl Deniz’i geçerken bile.Karışıklık Musa’nın dağa yaptığı çıkışların sayısıyla ve 40 günlük dönemle ortaya çıkar.Ramazn ya da diğer bir deyişle Sivan’ın sonunda 40 gün için dağa çıktı.Muhtemelen de zamanlama sürülerin Yahovası için konuşan Yahova olan “Elohim”ile yaşlıların yemek yemesinden sonra 7 günlük ateş ve duman ile sivan’ın 20 sinden itibarendi.Yasa Pentekost’ta verildi fakat tabletler ilk kez Musa’nın dönüşünde kırıldığı zaman olan Ab’ın yeni ayına kadar alınmadı.Temmuz ayı ismini,İsrailoğullarının Tammuz ya da Dumuzi olan Tanrı’ya tapınma hatasna düştükleri ve altından ineği yaptıkları aydan alır.Musa bir süre için tekrar dağa çıktı ikinci set tabletleri alsın diye. Bu olaylar “Musa’nın 6,Çıkışı” adlı yazıda açıklanır.

 

Bu olayların tümü,Tanrı’nın Krallığı’na katılmamız için gerekli sunu ve adanma hakkında bilgiler öğretir.Omer İsrail’de gözlendi.İsa Mesih ve Kilise de gözledi.İsa Tanrı’da sonsuz yaşam için kendi hayatını verdi.Kilise,Pentekost’ta Kutsal Ruh için hazırlandı ve O’nu aldı.

 

Şimdi ise, gerçek, bugün ve bu çağda zayıflamış fiziki ve ruhi durumlarımızla susuz ve yiyeceksiz 40 ün 40 gece oruç tutamamamızdır.Aslında, İsa zamanındaki ve sonrasındaki insanların büyük ir çoğunluğu da yapamadı.Bu yüzdendir ki Omer döneminde insanlar asla tam bir period oruç tutamadılar.Bu durum herbir bireyin kendi ruhsal adanmışlığına bağlı olark ne kadar sıklıkla ve ne kadar uzunlukla oruç tuttukları sorununa dönüştü.Uygulama aynı zamanda hem İsrail hem de İsmailoğullarında gelişti.Bu,hafta da iki kez oruç tutma şeklinde tefsirin temelidir.Bu uygulama kilisede yayıldı.Pentekost’un Omer’i ve Musa’nın orucu Paganlarca Lenten Oruçları olarak taklit edildi.Bir ay evvel gerçekleştirilen bu oruçlar,diğer tanrılara atfen olup, Pagan Easter Festivali(Pagn Paskalyası) ile sonuçlandı.(Bak.Hıristiyanlık ve Paskalya [235]’in Kökleri yazısı)

 

 İnsanlar hangi günler oruç tutacaklarına ve kilisenin hasadı olan Pentekost için hazırlanacaklarına karar verdiler.Bu uygulama İsmailoğullarına ve Arab dünyasındaki kiliselere de sıçradı.Böylece,insanlar,40 günlük dönemin hangi kısmının oruç günleri veya adanmışlıkları olduğu konusunda karar verebilecek ve uygulamayı yapacaklardı.Kuran belirlenen günlerde ne kadar kısım oruç tutulmazsa o kadar kısım sonradan tamamlanır der.

 

Bayram döneminin Omer’den sonra bittiğini ve böylece 22 Abib (veya 22 Recep)’e kadar ne Mayasız Ekmek te ne de Tanrı’nın Yasası’na göre Haftalar Bayramı olan Pentekost’ta oruç tutmanın gerçekleşmediğini hatırlayın.Genel bakış,Musa’yı taklit etmek ve Iyar’ın yeni ayında başlamak, İsrail’de Haftalar Bayramı,İsmailoğulları’nda Eid El Fitr olan Pentekost’ta bitirmektir.Omer’in 7.Sabath’ının oruçları 622 CE Hicret’ten uzun zaman önce geldi.Hicret,Peygamber ve eşrafının Mekke’den Medine’ye göçüydü.

 

İman hem Triniterler hem de Arabistan’daki Yahudiler tarafından saldırı altındayken, Muhammed Peygamber,Uniter Hıristiyanların arasından,Tanrı’nın Birliğine saldıran yanlış öğretilerin ve yeni doğmuşların vaftizi gibi Triniterler tarafından uygulanan yanlış uygulamaların üstesinden gelmek için ortaya çıktı.Çöl kabilelerine liderlik sağlayan İncil’in öğretisel açıklamasını yaptı.Oruç ayındaki ısrar,Omer’e referanstı.Ramazan,adanmışlığı başlatmaz ama Eid El Fitr olarak adlandırılan Pentekost’taki süreci bitirir.

 

Bu anlayış, Takvimle beraber İslam’dakayboldu. İslam’dki imanın gerçek anlayışı bir madendeki değerli taşlar gibidir ve büyük bir itimamla araştırılmak zorundadır.

 

Hatta isimlerin bile kaybolmuş nlamları vardır.Örneğin Muhammed, Peygamber’in ismi değildir. İslami Peygamber figürünün ardındaki bireyin gerçek isminin Ahmed olduğu düşünülür.Fakat bu bir problemdir ve anlamı ya “Avukat” ya da “En çok övülen” dir muhtemelen de İsa’nın kutsal Ruhu’nun “Herald”olduğunu da ortaya koyan. Muhammed, kiliseye ve onun liderlerine ışıklandıran kişi olarak veya “Muhammed” olarak kendini refere eder.

 

İsim ve Kilise ve İslam’daki Yari Kuran’ın Yorumu’nun önsözünde açıklanır.

 

Takvim Halife Ömer’in zamanı 638 CE’ye kadar İman’a bağlıydı.İmamlar kendilerini izleyenler gibi anlayışsızlardı.Şeytan ya da İblis’in yardımıyla bunlar, oniki ayın anlamını ikinci 12.ay olan “We Adar” ya da “And Adar”ın interkülasyonunun terkedilmesi zorunluluğu olarak açıkladılar. “Erteleme” terimi “Dehiyyot” anlaşılmadı. İslami Takvim, böylece ve sonraları gitikçe İncil’den ve 638 adte Tanrı’nın Planı’ndan yrıldı.Hadis erken olduğunu fakat tam anlamıyla test edildiğini savunur.Kesin olan Takvim’in İncil’den ve Tanrı’nın Planı’nda yeralan Hasat Sistemi’nden ayrıldığıdır ve böylece İslam’ın hiçbir bayramı doğru şekilde bir daha asla koruyamadığı ve daha önce korunulanın da bozulduğudur.

 

Abib, Iyar ve Sivan’ın ilk üç ay ve İncil’e göre 7.ay olan Tışri den oluşan İman’ın 4 kutsal ayı, Kuran’da tekrar edildi fakat isimleri verilmeden böylece de Hadis’in bu bağları yıkması mümkün oldu. Hadis, İslam’a,Talmud’un Museviliğe yaptığını yaptı.İslam’daki 4 kutsal ay,Recep, Şaban, Ramazan ve Muharremdir.Bunlar Musevilik’te,İncil’de ve eski İsrail’de kutsal ay olan aylarla aynı 4 kutsal aydır.

 

Pentekost’ta geri döndükten sonraki 40 günlük dönem olan Musa’nın 2.oruç dönemi, Pentekost’ta Sivan’dan itibaren yılın 4.ayına kadardır. İsa’nın kurban edildiği yıldan itibaren oluşturulan zaman çizelgesinde,örneğin dağdaki 40 günlük dönemin sonu ve yasa tabletlerinin verilmesi Tanrı Tammuz’un ya da diğer bir şekilde Şaldin Dumuzi adıyla çağrılan 4.ayın sonunda oldu.

 

Dağa çıkışların zamanlanması,Tanrı’nın İsrailoğulları’nanasıl karıştığını görmek açısından önemlidir.İkinci Pasover olan ikinci ayın 15.gününde Tanrı tekrar karıştı.İsrailoğulları,Elim’i terketti ve ikinci ayın 15.gününde Elim’le Sina’nın arasında meydana gelen günahın çılgınlığına girdi.O gün tüm İsrail cemaati Musa ve Aaron’a karşı fısıldaştı.(Çıkış 16:1-3) Sonuç olarak Tanrı onlara mucizevi olarak yiyecek (Manna) verdi yemeleri için ve Manna o günden itibaren 40 gün boyunca yetti. Tanrı bir miktar bıldırcın yolladı onlara çoğunun oburluktan öldüğü akşam.16.günde, ertesi sabah, manna yemeye başladılar ve onların Yahova’larının Tanrı olduğunu anladılar.(Çıkış 16:13-16)

 

Zif ya da Iyar olarak adlandırılan ikinci ayın 22 si Mısır’dan Çıkış (Exodus) Yılı’nda Sabath günüydü ve ikinci Pasover ayının 21 inde daha önceki mannanın iki katı manna toplanmış böylece de Sabath kutsal kılınmış ve Manna bozulmamıştı.Bıldırcın sabth’tan sonraki akşam düşmüş ve manna Pazar sabahı başlamıştı. Böylece bu ikinci Pasover Rab’bin yanında yeralma ve hazırlıklar dönemiydi.

 

Bu noktadan çıkarak,ikinci ayın 23.günü olan haftanın ilk gününde,Rephidihim’e hareket ettiler ve suları yoktu ve tarkrar Musa’ya karşı fısıldaşmalar başladı.Musa’ya Horeb’deki Kaya’dan önce durması emroldu ve Kaya’dan çıkan suyla susuzluklarını giderdiler. Hepsi,manevi yiyecekten yiyip İsa olan Kaya’dan su içtiler.

 

Repdihim’de su verildikleri günden sonra 23.günden itbaren Amalek tarafından saldırıya uğradılar.Kanlı bir savaştan sonra galip geldiler ve Musa,Yaho’nun Amalek ile Musa’nın arasındaki savaşın nesiller boyunca devam edeceği üzerine yemini(Çıkış 17:15-16)nedniyle Yahova-Nissi Altarı’nı inşa etti.

 

Tanrı’nın dağından önce İsrail Horeb’de yargılama yapıldı ve ihtiyarlar İsrail’in yargıçları olarak Horeb Kayası’nın yanında yeraldılar.Aynı zamanda Musa’nın kayınbiraderi olan Jethro,onlar için kurban verdi ve Musa’yla Tanrı’dan önce ekmek yemek için yanlarında yeraldı.(Çıkış 18:11-12)

 

İkinci ayın son haftasında onların, ellilerin, yüzlerin ve binlerin başları biraraya  geldiler ve İsrail’de liderlik kuruldu.Musa davalarının onların için oldukça zor olduğunu duydu ve Jethro Midian’a gitmek üzere yola çıktı.(Çıkış 18:24-27)

 

Böylece üçüncü ayda,Mısır’ı terkettikleri günle aynı terihte ıssız Sina’ya vardılar.(Çıkış 19:1-2)Repdihim’den ayrılmışlar ve Sina Çölü’ne girmişlerdi.Burada çadır kurdular, Tanrı’nın Dağı’nda çadır kurmadan önce.Tüm bu dönem içinde Mısır’dan çıkarılıyorlardı ve Ramases’ten çıktıktan 50 gün sonra Yasa’yı almak için Tanrı’nın dağındalardı.Musa kendini Omer’den önceki bu periodta hazırlamaktaydı. Manna bu dönemde verildi hergün herbir adam için bir Omer ölçüsünd. Bu vaadedilen topraklara yerleşme hazırlığında İsrail’e verilen göksel yiyeceğin ölçüsüydü.

 

Çıkış (Exodus) yılında Pentekost günü Sivan 6,Pazar’a denk gelmişti.Sivan’ın biri ve altısı arasındaki dönem İsrail’i Tanrı’nın Yasası’nı almaya hazırlamak için harcanan dönemdi. Musa, Tanrı’nın Dağı’na 6 kez çıktı.

Çıkış ve İnişler, Çıkış (Exodus)Kitabı’nda:

Çıkış Sayı İniş
19:2-6 Birinci 19:7-8
19:8-13 İkinci 19:14-19
19:20-24 Üçüncü 19:25
24:9-32:14 Dördüncü 32:15-30
32:31-33 Beşinci 32:34-34:3
34:4-28 Altıncı  34:29-35

Üç çıkışın 2 seti Tanrı’nın Yasası’nın verilmesi ve Çardağın (Tabernakül)Kurulması olarak iki ana olayla gösterilir.Tanrı’nın Yasası’nın verilmesi ve Çardağın Kurulması arasındaki ardışıklık,İsa’ya Kutsal Ruh’un verilmesi ve bizlerin Tapınak olduğu 30 CE Pentekostu’nda Tanrı’nın Tapınağının son inşasına habercidir.

 

Bu ardışıklıkta Tanrı,kendi pozisyonunun yanında yer verdi İsrail’e.Bu,Çıkış (Exodus) 19:3 de kullanılan “özel bir hazine” kelimesinin sıralanmasıydı.İsrail ulusu Kurtuluş Planı’na getirilecek ulusların ilki olacaktı ve sonunda tüm dünyaya önceden rivayet edilen kehanetler ve 30 CE Pentekost’tan beri aşamalı bir dönem olarak kurtuluş verilecekti.

 

Musa ,3.ayın ilk 6 gününden fazla bir sürede 3 kez dağa iniş ve çıkış yaparak zamanını geçirdi.4.ve 5. çıkışlar Yasa Tabletleri’nin  birinci ve ikinci setinin verilmesi ile oluşur.Musa,Tanrı’nın dağında 40 gün ve 40 gece oruç tuttu,fakat ilk tablet setinin verilmesinden önce değil ve Musa Sivan ya da Ramazan olarak adlandırılan özellikle 3.ay olduğu için dağda değildi. Hatta yasa tam olarak verilmeden önce üçüncü ay tamamıyla bitmemişti.Bununla beraber ikinci set yasa Sivan ya da ramazan ayında verimedi.Böylece üçüncü ayın sonu 4.ayın yeni ayının gelişinden başka hiçbir şeyi değerli kılmaz.

 

Dördüncü çıkış İsrail’in ihtiyarlarının Tanrı’nın önünde yeraldığını gördü.Yasa,kendi yapısında daha evvelki olaylarda verilmiş fakat tabletler halinde yapılmamıştı. Musa, İsrail’in ihtiyarlarıyla çıktı ve Tanrı’nın varlığının meleği olan Elohim ihtiyarlara ve Musa’ya göründü.Musa ihtiyarlarla birlikteydi ve sonra onları Aaron ve Hur’e bıraktı ve Joshua ile birlikte dağa gitti.Tanrı’nın Dağı’nı 6 gün boyunca bulutlar kapladı ve sonra Tanrı,bulutların arasından Musa’yı çağırdı.Musa ileriye gitti ve 40 gün 40 gece dağda kaldı.Böylece 46 günlük dönemin Pentekost’tan sonra geldiğini çıkartabiliriz. Bullinger,bu 6 gün ve 7.günü Sivan’ın 4.Sabath’ı olan Sivan’ın 20 ‘sinden 25’ine kadar olan döneme ve 26 sına tarihler.(cf.fn Çıkış 24:16-18)Böylece dağdaki 40 gün Sivan’ın sonunda başlar başında değil.Tabiki 3.ayın 13 ünden daha evvel başlayamazdı.40 gün Sivan’ın 20 sinde İsrail’in idolü ile bağlaşık Tammuz Tanrısı’nın adıyla anılan 4.ydan sonraki beşinci ayın yeni ayında bitti.

 

Böylece İsrail’in sınanması Yasa’nın ilk ifşa edilmesinden sonra devam etti,Musa taş tabletleri almayı,çardağı dikmek kapasitesini beklerken Pentekost’tan sonraki inişinde muhtemel Ab’ın yeni ayının başlangıcında ilk set tableti kırdı.Böylece sürekli olarak sınandık.Musa tekrar çıktı ve diğer bir set tablet ve talimatlar aldı.Herbir kez İsrail sabır ve itaat konusunda sınandı.Böylece biz de Tanrı’nın Kilisesi olarak sınanmaktayız.

 

Tüm bunlar bize örnek olsun diye oldu. Çardak gökte bizler için varolanın ve bize gelecek olanın ve Tanrı’nın şehrine katılacağımızın timsali olarak inşa edildi.

 

Böylece biri Ramazan’da oruca başlayamaz ve bitiremez. Pentekost’ta bitirilen oruç yüzünden ve Tanrı’nın, seçilmişe, vahiylerini Pentekost’ta ya da Haftalar Bayramı’nda  verdiğinden bu şekilde adlandırılmıştır.

 

Hafta

İlk İslam,Arabların denetiminde,haftayı Yahudi ve Hıristiyanlardan adapte ettiler.(ERE Ibid,Sf.127)Üstelik haftanın günlerinin arkaik isimleri genellikle aynı zamanda Hıristiyan kiliseside de vardı.Renklerin birbirinden ayrılamayacak durumdaki bir şafaktan diğer şafağa işlerdi günler.Bu eski zamanlardan beri hiç değişmemişti ve İbrani sistemi ile uyumluydu.

 

Haftaların isimleri  tapınma için toplanma anlamındaki “El-Cuma”, ve onu izleyen Muhammedin de çift kez dua ettiği camide,Tanrı’nın peygamberler aracılığıyla tapınmayı erettiği Sabath’ın karşılığı “Es Sabt”yani 7.gün gibi örneklerleMusevi ve Hıristiyanlık’taki uygulamalardan gelmişti.

 

İsmailoğulları’nın İsrail ve ilk Hıristiyanlık takviminden farklı takvimlerinin olduğunu savunmak saçmalıktır.Hafta Sabath’a bağımlıydı ve böyle kalmalıydı ve Peygamber’in kendisi tarafından da böyle kalması için korundu.(Bak.Kuran’daki Sabath [274]).

 

Aylardaki Amaç 

Kullanılan takvim sistemi, Muharrem ayı ya da kutsal ay ya da İbranilerin ve diğer Sami ırkının hasat ayı ile başladı.4 kutsal ayın yıkıcı ve ölümcül savaşlarla bozulması yasaklandı.Yapı ve etimoloji bakımından açıktırki özellikle Mekkeliler ve genellikle arabların muhteşem bir biçimde şekillendirilmiş luni-solar(ay-güneş) yılları vardı.ERE dar ki: “Bir güneş yılı” fakat bu yanlıştır(ibid.sf 126)

 

Etimolojik olarak,ayların isimleri belirli mevsimleri (ERE Ibid) gösterir.2 Cumada ayı,aralık/Ocak yeni ayından Şubat/Mart yeni ayına kadar olan gerçek kıştır.2 Rabi ayı,sonbahar yağmurlarınan sonra yeşilliklerin çıktığı “otlatma zamanını”işaret eder.Bu period Ekim’in sonlarından Aralık’ın sonlarna doğrudur.6 ay, 3 adet 2 aylık dönemle sık sık belirtilir.